
Susan Polgar
Bir Dahi Yaratmak
"Satranç, hayatın küçük bir özeti gibidir. Ba şarı için disiplinli olmalı, kaynaklarını doğru değerlendirmeli, sorumlu seçimler yapmalı ve koşullar değiştiğinde uyum sağlamalısınız."
İnsanlar sanatımın bana çok kolay bir biçimde geldiğini düşünerek büyük hata ediyorlar. Hiç kimse besteciliğe benim kadar zamanını ve düşüncelerini adamamıştır. Geçmişten şimdiye kadar yaşamış hiçbir büyük besteci olmasın ki, onun eserlerini defalarca çalışmış olmayayım.
Wolfgang Amadeus Mozart
Polgar'ın Yolculuğu
Susan Polgar (doğum adı Polgár Zsuzsanna’dır; daha çok Zsuzsa Polgár adıyla tanınır), Macar-Amerikalı bir satranç ustasıdır. 1996–1999 yılları arasında Kadınlar Dünya Şampiyonu unvanını taşımıştır.
Susan’ın babası László Polgar, Macar bir satranç öğretmeni ve eğitim psikoloğudur. 1992’de, Washington Post’a şunları söylemiştir: “Dâhi doğulmaz; bir dahi, yaratılır… Sağlıklı doğan her çocuk potansiyel bir dâhidir.”
László Polgar, hayatını bu inancını kanıtlamaya adamış bir deney adamıdır. Evlenmeden önce "Bring Up Genius!" (Dâhiyi Yetiştir!) adlı kitabını yazmış ve bu pedagojik deneyini birlikte yürütebileceği bir eş aramıştır.
Kızları için, evde uygulamalı bir eğitim programı oluşturarak, çocukların doğru yöntemle nasıl olağanüstü yetenekler geliştirebileceğini göstermiştir. Susan, daha dört yaşındayken satranç taşlarını tanımaya başlamış ve bu disiplinli, erken eğitimle oyunun temellerini hızla öğrenmiştir.
15 yaşında dünyanın en üst sıradaki kadın oyuncusu olan Susan, 1991’de FIDE tarafından uluslararası büyük usta unvanını alan üçüncü kadın olarak tarihe geçmiştir. Kadınlar Satranç Olimpiyatları’nda ise beş altın, dört gümüş ve üç bronz madalya kazanarak başarısını tescillemiştir. Küçük kardeşi Judit Polgar da kısa sürede dünyanın en iyi on oyuncusu arasına girerek, uzun yıllar dünyanın bir numaralı kadın satranç oyuncusu olmuştur.
Susan’ı efsane olmaya taşıyan bu yolculuğun aşamaları şöyle özetlenebilir:
Erken Yaşta Eğilim, Merak ve Destekleyici Bir Aile
Polgar ailesi, sıradan bir aileydi. Ancak olağanüstü bir inançları vardı: Yetenek, yaratılabilir. Aile içi ortam, eğitimin bir laboratuvarı gibiydi. Susan’ın ve kardeşlerinin gelişimi bir tesadüf değil, sistemli bir sürecin ürünüydü. Susan’ın üç yaşında satrançla tanışması, evde oyuncak ararken bulduğu bir satranç setiyle başladı. Taşların şekli ilgisini çekti; oyunun mantığı ise merakını derinleştirdi. Bu merak, saatlerce süren antrenmanlara dönüştü.
Bilinçli Pratik ve Erken Profesyonelleşme
László Polgar, kızına sadece taşların hareketlerini öğretmekle kalmadı; merak etmeyi, hata yapmayı ve sabretmeyi de öğretti. Susan, günde 6 saate varan antrenmanlar yapıyordu. Bu yalnızca “çok çalışmak” değil, Anders Ericsson’un tanımladığı anlamda bilinçli pratikti: amaca yönelik çalışma, sürekli geri bildirim, sınırların zorlanması ve düzenli tekrar.
Her oyun sonrası hamleler analiz edilir, hatalar not alınır ve yeniden oynanırdı. Her hata, bir sonraki hamlenin ustasıydı.
Ustalık ve Derinleşme
Susan bazı maçları kaybetti, zaman zaman eleştiriler aldı. Ancak hiçbir başarısızlık onu yolundan döndürmedi. “Kaybederek kazanmak” bu yolculuğun görünmeyen omurgasıydı. Babasının şu sözü, onun rehberi oldu: “Rakibini yenmek değil, kendini geçmek asıl zaferdir.”
Amaç Peşinde Koşmak ve İlham Olmak
Polgar, aktif oyunculuk kariyerinden sonra da satranç dünyasına katkı sağlamaya devam etti.
-
Mentorluk ve Koçluk: Emekli olduktan sonra ABD'de satrancın gelişimine odaklandı. Birçok genç oyuncuya mentorluk yaptı ve bir üniversite takımını ulusal şampiyonluğa taşıyan ilk kadın koç oldu.
-
Vakıf Kurma: Özellikle kız çocuklarının satranç oynamasını teşvik etmek için Susan Polgar Vakfı'nı kurdu. Bu, onun sadece kendi başarısına odaklanmakla kalmayıp, gelecek nesillerin de özellikle kadınların satrançta başarılı olması için çalıştığını gösteriyor.
Susan'ın hayat hikâyesine bakıldığında, onu dahi yapanın ardındaki gerçekler şunlardır:
Yetenek doğuştan gelmez, emekle ve sabırla inşa edilir.
-
Erken ve Odaklı Başlangıç: Babası László Polgár’ın “Dahiler doğmaz, yetiştirilir” vizyonu doğrultusunda satranç, çok küçük yaşta hayatının merkezine yerleşti. Susan ve kardeşleri Sofia ile Judit'in eğitimini evde satranç odaklı bir eğitim programıyla yürüttü. Henüz 4 yaşında satrancı öğrenip kısa sürede Budapeşte 11 yaş altı şampiyonu oldu.
-
Konfor Alanının Dışında Rekabet, Erkek Oyunculara Karşı Mücadele: Satranç dünyası o dönemde büyük ölçüde erkek egemenliğindeydi. Polgar, bu bariyerleri yıkarak kadın satranççılara yeni bir yol açtı.
-
Sistematik ve Disiplinli Çalışma: Her gün saatlerce analiz, taktik çözme ve oyun tekrarı yaptı. Bu bilinçli pratik, yeteneğin tek başına değil, doğru çalışma yöntemiyle zirveye ulaşabileceğini gösterdi.
-
Engelleri Yıkma Cesareti: 1991’de FIDE’den “Büyükusta” (Grandmaster) unvanını alan ilk kadın olarak cinsiyet bariyerini kırdı. Bu, sadece kişisel bir başarı değil, satranç dünyasında kadınlar için bir dönüm noktası oldu.
-
Süreklilik ve Rol Model Olma: Oyunculuk kariyerinin ötesinde, eğitimci ve yazar olarak satrancın yaygınlaşmasına katkı sağladı. Kız çocuklarının ve genç kadınların spora katılımı için mentorluk yaptı. Böylece kendi başarısını bir toplumsal etki alanına dönüştürdü.
Sonuç olarak; Susan Polgar’ın başarısı tekil bir “olağanüstü yetenek” örneği değil; aynı aile ortamında, aynı yöntemlerle, aynı disiplin ve odakla yetişen Sofia ve Judit Polgar’ın da dünya çapında başarılar elde etmesi, uzmanlığın doğru yönlendirme + yoğun ve bilinçli çalışma + süreklilik formülüyle sistematik olarak üretilebileceğini kanıtlıyor. Polgar kardeşler, “yetenek doğuştan gelmez, sonradan kazanılır” tezinin yaşayan kanıtı gibi bir örnek oluşturuyor.
Susan'ın hikayesi bize şunu anlatıyor:
Yetenek doğuştan gelmez, emek, sabır ve doğru bir çerçeveyle inşa edilir. Gerçek dahi, her gün öğrenmeye devam eden bir zihinden doğar.
Kaynaklar:
Vikipedi (2025). Susan Polgar – Vikipedi adresinden 27 Temmuz 2025 tarihinde alınmıştır.
Ericsson, A., Pool R. (2018) Zirve, Uzmanlaşmanın Bilimsel Sırları. Buzdağı Yayınevi.
Colvin, G. (2019). Yetenek dediğin NEDİR Kİ? Elma Yayınevi.
Syed, M., (2011). Sıçrama, Kuraldışı Yayınevi.