top of page
  • LinkedIn
  • Instagram
semih-sayginer.jpg

Semih Saygıner
Bilardo Efsanesi

"Başarı insanın başına gelmiyor, mutluluk da gelmiyor, saadet de gelmiyor, zenginlik de gelmiyor. Hepsini biz yapıyoruz."

İnsanlar sanatımın bana çok kolay bir biçimde geldiğini düşünerek büyük hata ediyorlar. Hiç kimse besteciliğe benim kadar zamanını ve düşüncelerini adamamıştır. Geçmişten şimdiye kadar yaşamış hiçbir büyük besteci olmasın ki, onun eserlerini defalarca çalışmış olmayayım.

Wolfgang Amadeus Mozart

Saygıner'in Yolculuğu

Semih Saygıner (1964, Adapazarı), Profesyonel 3 Bant Bilardo Dünya Şampiyonudur. Dünyada "Mr Magic" veya "The Turkish Prince" olarak bilinir.

Çok başarılı bir okul hayatı olmasına rağmen lise birinci sınıfta ailesinin vefatı nedeniyle okuluna ara veren Saygıner, bir süre sonra tekrar sınava girip Endüstri Meslek Lisesi Elektrik bölümünü kazandı. Lise 1. sınıfı tekrar okudu ancak kendi deyimiyle bilardonun kendisine kazandırdığı “hızlı ve doğru karar alma yeteneği” sayesinde bunun kendisi için uygun olmadığına karar vererek okul hayatına nokta koydu.

16 yaşında bilardo oynamaya başlayan Saygıner, kısa bir süre sonra üstün performansıyla herkesin dikkatini üzerine çekmeyi başardı. 17 yaşında İstanbul Şampiyonası'na katıldı ve birinci oldu. Kısa bir zaman içinde ünü bütün Türkiye'ye yayılan Saygıner'e ülkenin her yerinden açılış ve turnuva davetleri gelmeye başladı. Askerliğini bitirdikten bir süre sonra İstanbul'a gelerek bir bilardo salonunda çalışmaya başlayan Saygıner, hem hayatını kazanıp hem de antrenman yapma fırsatı bulmuş oldu.

1988 yılında Türkiye'de yapılan uluslararası bir gösteri turnuvasında dünya şampiyonlarına karşı gösterdiği üstün performansla kendine güveni artan Saygıner, başarılarını uluslararası platforma taşımayı hedefledi. 1992 yılına kadar çeşitli uluslararası turnuvalara katılan Saygıner, ilk önemli başarısını Almanya'da, Dünya Kupası'nda, o yılın Dünya Şampiyonu olan Ceulemans'ı 3–0 yenerek elde etti. Bu başarıdan sonra 1993'te Dünya Klasmanı'nda altıncılığa kadar yükseldi.

Saygıner, 1994'te ilk kez Dünya Kupası'nı kazandı. 1994'ten bu yana sayısız başarılara imza attı.1999 yılında Portekiz’de Avrupa Şampiyonu olan Saygıner , ilk ferdi Dünya şampiyonluğunu 2003 yılında İspanya’da kazandı. Aynı yıl ABD’de gerçekleşen Dünya Kupası’nın şampiyonu oldu. Yine 2003’de Almanya-Mönchengladbach’daki Dünya Milli Takımlar Bilardo Şampiyonası’nda Tayfun Taşdemir ile birlikte finalde, Yunanistan takımını yenerek Dünya Şampiyonluğu’nu Türkiye’ye getirdi. Aynı yıl, bilardo kariyerine ilk başladığı yer olan Antwerp’de Dünya’da yılın sporcusu seçildi.

 

1 Ferdi Dünya şampiyonluğu, 3 Milli Takımlar Dünya şampiyonluğu ve 1 kez PBA Dünya Şampiyonluğu bulunan Saygıner, Dünya kupasını ise tam 7 kez kazandı. Saygıner, kariyeri boyunca katıldığı ellinin üzerinde uluslararası organizasyonda bilardo tutkunlarına şampiyonluk sevincini tattırdı. Dünya Bilardo camiasında “Mr.Magic” ve “The Turkish Prince” lakaplarıyla anılan Saygıner’in kendi adıyla bilardo literatürüne geçmiş 42 özel vuruş tekniği bulunuyor. Semih Saygıner'in elde ettiği uluslar arası başarılardan sonra, bilardo Türkiye'de de federasyonu olan bir spor dalı haline geldi ve hızla yaygınlaştı. Semih Saygıner 1996-1997 yılları arasında bilardo federasyonunun başkanlığını yürüttü.

 

Saygıner'i efsane olmaya taşıyan bu yolculuğun aşamaları şöyle özetlenebilir:

Oyunla Başlama, Oynadıkça Keşfetme, Tutkuya Dönüşüm

“Kısacası çocuktum, bir oyun oynamak istedim. Oynadıkça da keşfetmeye başladım. Çok düşündüm. Yorum yaptım. Ardından bilgiler birikti. Sonra da ipin ucunu kaçırdım…”

Bilinçli Pratik ve Erken Profesyonelleşme

Yeteneğin doğuştan gelmediğine, bilinçli pratik ve çalışma ile geliştirileceğine ve sonradan kazanabileceğine inanan Saygıner başarı öyküsünü ve edindiği deneyimleri, üniversite söyleşileri ve özel organizasyonlardaki katılımcılarla şu şekilde paylaşıyor:

​“Ben bilardoyu sevdim, onu en iyi şekilde oynamak için ne yapmam gerekiyorsa yaptım, ne öğrenmem gerekiyorsa onu öğrendim ve başka hiçbir şeyle ilgilenmedim.”

Dolayısıyla kendimi sürekli bu alanda ilerlettim. Bir insan çok doğal olarak becerebildiği işi sever. Becermek için de o işi öğrenmeye çalışmak lazımdır.”

Sporun Kendini Keşfetmeye Katkısı

“Ben, spor yapan insanların kendini keyfedebildiğine; neyi yapıp neyi yapamayacağını daha kolay anlayabildiğine inanırım. Spor yapan kişi kendini eleştirmeye başlar, özeleştiri çıtası yükselir.”

Takdir Edilmenin ve Sevilmenin Getirdiği Motivasyon

“Aslında benim yeteneğimi ortaya çıkaran da becerim karşısında gösterilen sevgi ve takdir oldu. Takdir edildikçe hoşuma gitti, kendimi daha iyi hissetmeye başladım ve bu oyuna bağlandım.”

Yetenek doğuştan gelmez, emekle ve sabırla inşa edilir.

Semih Saygıner'in hayat hikâyesine bakıldığında, onu efsane yapanın ardındaki gerçekler şunlardır:

  • Oyunla Keşif: Bilardoya çocuk yaşlarda  oyun olarak başladı. Oynadıkça keşfetmekten zevk aldı. Kendini geliştirmek adına sürekli oyununu düşündü ve hatalarını düzeltti.

  • Çok Çalışma, Bilinçli Pratik: Yeteneğin kendisine doğuştan gelmediğine, sahip olduğu yeteneğin ve donanımların, çok çalışma, bilinçli pratik, hatalarından ders alması ile geliştiğine olan inancı onu bir bilardo efsanesine dönüştürdü.

  • Erken Belirlenen Hedef ve Kararlılık: Kendi deyimiyle, bilardo ona hızlı ve doğru karar alma yeteneği kazandırdı. Bu sayede hedefini çok erken belirledi. Azmini ve inancını asla kaybetmedi ve çok ama çok çalıştı.

bottom of page